DÜELLO
Düello ‘’Vurmakta yüreğim coşkunlukta şimdi, yaratmak için yeniden o tapınmayı, o esini ve yaşamayı, gözyaşlarını, bir de sevgiyi. ‘ ’ St. Petersburg'daki evinden ayrıldığında hava henüz kararmaya başlamış, havadaki kızıl toz bulutu yerini kirli bulanık bir griye bırakmıştı. Aleksandre bugün her sabahki rutinini bozmuş evden ekmek almak için değil bir adamı öldürmek için çıkmıştı. Kararsız adımlarla adımladığı Kuybysheva Caddesi; dağınıklık ve kargaşa içinde intizamlı bir bütünün belirsiz yönlere hareket eden parçaları gibiydi. Botlarının keçeleri sarkmış pejmürde kıyafetleriyle köylüler, geçtikleri yerlere mistik gress kokuları yayan tren yolu işçileri, siyah okul üniformalarıyla sağa sola koşuşturan çocuklar, kafalarında kalın uşangalarıyla arabacılara el eden yaşlılar, kim oldukları giydikleri fiyonk işlemeli uzun keten gömlekten anlaşılan hayat kadınları ve akşamki sefil eğlenceleri için cüzzamlı taklidi yapan dilenciler caddenin olmazsa olmazlarıydı. ...