Kayıtlar

Fırtına

Resim
Akşam fırtınayı çağırdım O bir çeşit kanatlı timsah Kanatları öyle uzun öyle uzun ki Üç, beş ya da yüz çocuk bineriz Çırpınırız, uçarız fersah fersah   Kanatlı timsah yürekli timsah Haydi, uçalım iyi kalpli insanlar ülkesine Savaşan, bombalaşan iyi kalpli insanlar Biz sıkışırız sen yeterki al kanatlarına Kanadı yaralılardan üç beş ya da yüz çocuk Yazan: Ömer Talha  Fatih / İstanbul * Her hakkı mahfuzdur.

Bir Garip İhtiyar

Resim
Zamanın içinde bir garip ihtiyar Bir anlık pişmanlık ömür boyu ihmal  Yılların aldıkları bastonunda aşikar  Beli iki büklüm gözleri intizar. Duvarında deden kalma çiftesi Bazen bağırır bazen çıkmaz sesi Yanık müezzinin tiz güftesi Niçin ağlar bizim ihtiyar. Ne yüzü güldü ne de oldu bahtiyar Babasını astılar oğlu etti intihar Dışarda kara kış paltosunda kar Nereye kaçar bizim ihtiyar. Caminin yolunu gözler durur Ezan okununca namaza durur Bazen ne yaptığını unutur Nasıl yaşar bizim ihtiyar. İki besmeleyi bir hatim sayar Varacağı yer bir çift mezar Ne çoluk çocuk ne hanım etti nazar Garip geldi, garip gider bizim ihtiyar. İbrahim Enes / Karaman 30.05.2023

Rüyakız

Resim
  bilirsiniz rüyalar biraz şeydir; gerçekçi yine bilirsiniz gerçekler de biraz şeydir; hayalci bir gün rüyamda hokusladım pokusladım devlere armağan edilen uzaysuyunu içtim uzaykızlarının elinden gerçek miydi hayal mi yoksa karışık bir gerçekhayal mi? uçtum sonra dev vücudumla perikızının periden evine okşadı perikız pencereden başımı dev pelerinimden tutunca birden az uçtuk uz uçtuk dere tepe düz uçtuk sonra birlikte uyandık ikinci rüyamın üçüncü gerçeğinde zafir uyaralp görsel: resplash *her hakkı mahfuzdur.

Kelime Sanatçısı

Resim
  Ahir zaman içinde Dünya öyle bozulmuş ki Artık ne pireler berber Ne de develer tellalmış Ne çocuklar sallarmış Annelerin beşiğini tıngır mıngır Ne de anneler anlatırmış masal Amma bir hakikat varmış ki Hala bütün masallar Var olmayan zamanda Ve var olmayan mekânda geçermiş Rivayet o ki: Bir gün bir kelime sanatçısı varmış Her gelen ya eliyle ya diliyle Kelimeler getirirmiş sanatçıya Sanatçı bu ya mahirmiş sanatında Her bir kelimeyi Önce yıkarmış güzelce Sonra silermiş temiz bir bezle Kurumaları için uzunca bir ipe dizermiş Kelimelerle renkli ve güzel cümleler kurarmış Gel zaman git zaman Bir koleksiyoncu uğramış Ne kadar cümlen varsa doldur demiş şu çiçekli çuvala Ne yapacaksın bu kadar cümleyi demesin mi sanatçı Kocamam bir dünya kuracağım diye yanıtlamış koleksiyoncu İçinde kelimeler dans edecek E harfinden araba yapacağım D harfinden sardunya A harfinden ise bir salıncak Süsleyeceğim dünyayı en güzel kelimelerle ve cüml...

Soru Sormanın Keyfiyeti Üzerine Bir Deneme

Resim
  Hayatta devamlı kendi kendimize sorular sorarız. Etrafımızdaki insanlardan cevabını alamadığımız sorular bizi düşündürür. Niçin Güleriz? Niçin üzülünce gözümüz yaşarır? Kırk haramiler neden kırk kişidir? Amasya'daki selfie çeken şehzade heykeli niçin var? Gibi binlerce mantıklı mantıksız sual gelir aklımıza. Küçücük çocuktan tutun en ihtiyarına kadar herkesin cevabı aradığı sorular vardır. Bazı soruların cevabını hemen bazı soruların cevabını ise yaşadığımız müddetçe almak isteriz yahut alacağımızı zannederiz. En büyük yanılsamalardan birisi ise sorduğumuz suallerin karşılığında söylenen safsatayı cevap zannetmemizdir. Sadece kendimize sormaya cesaret edebileceğimiz sorular olduğu gibi sadece kendimizin cevabını bildiği sorular da vardır. Yaşamak bir anlamda soruya muhatap olmak demektir. Mesela dünyaya niçin geldiğini soran birisi doğru cevabı aldığında hayatının anlamını kavramaya yaklaşır ve bu anlamla hayatını anlamlandırır. Sorduğumuz sorular ve onlara aldığımız cevaplar ha...

Nazif Amca

Resim
  Güzel ahlakından dolayı hürmet gören bir ihtiyardı Nazif amca, Oğluyla beraber kayığına binerek balık avlamaya çıkardı. Kimi zaman ufukta baharın gönlüne gömülen güneşi seyrederek yol alırdı kimi zaman ise gittikçe şiddetlenen dalgalarla boğuşarak. Babasının balık tutarken gösterdiği azim, delikanlıyı hayran bırakırdı. Nasıl olurda babası her gün sabah erkenden kalkıp işe koyulabiliyordu anlayamıyordu. Belki de babası Nazif amcayı harekete geçiren şey balık tutmak değil doğayı seyretmekti. Doğayı seyretmek dediysek öyle boş boş suya ve yeşilliklere bakmak değil kastettiğimiz. Nazif amcaya göre doğayı seyretmek aynı zamanda doğayı tefekkür etmek demekti. Kuğuların yavrularıyla semanın ışıması altında yüzmesinden, sahili kucaklayan yeşilliklerin ve   yüksek ağaçların kanat çırpışlarına kadar her güzelliği tefekkür ederdi. İbretle bakardı yeryüzüne. Suyun sesi, kulağını doğanın tabi güzelliği ise gözünü ve kalbini ferahlatırdı. ‘’Ne güzel günbatımı’’ derdi ufukta kaybolan güneş...

Gözler

Resim
  Düşünce ve duygularımızın en etkili tercümanı şüphesiz gözdür. İnsanın şahsiyeti gözle meydana çıkar. ''Küçük bir çocuğun saf ve berrak gözlerinde ruhunun bütün masumiyetiyle beraber dünyayı öğrenme merakı toplanmıştır.'' Bir annenin gözlerinde ise kalbinin sevgisi, büyüklüğü ve fedakârlığı derinleşmiş bir halde pırıldar. Gözler insanın duygularının canlı aynasıdır. Keder ve üzüntülerin en acı belirtileri olan gözyaşları bu kaynaktan akar. Araplar kaynak anlamına gelen memba’ kelimesini nasıl göze benzetmişlerse biz de gözleri membaa benzetebiliriz. Arapçada göz manasına gelen ‘’ayn’’ kelimesi bazen de ‘’memba’’ manasında kullanılır.   Bazen hilekâr ve kurnaz bazen de samimi, saf ve sevimli gözlere tesadüf ederiz. Bazıları bizi yaralar ve incitir bazıları ise sevindirir ve memnun eder.   Bazı gözler aldatır bazıları ise yüreklendirir. Hiç unutmam: Genç yaşlarımda İslami ilimleri öğrenmem için güvenilir bir kursa başlamıştım. Ailemden uzak kalma fedakârlığına katlana...