1. SAHNE (1941’in soğuk bir kış gecesidir. Eve sarhoş dönen evin babası ve onun hanımı arasında şu diyaloglar geçmektedir.) (Kapı gıcırdayarak açılır.) Evin Hanımı: Bey yine nerelerdeydin? Adam:(Bulanık gözlerle etrafa bakınarak) sen işine bak! Sanane benim nerede olduğumdan! Evin Hanımı:(Korkarak) Beyim çocuklar aç, evde yiyecek namına bir şey kalmadı. Adam:( Daha da hiddetlenerek) Ben karışmam! Nereden buluyorsanız bulun ekmeği! (Kapıyı şiddetlice kadının yüzüne kapatır.) Evin Hanımı:(Ağlayarak) Beyim yapma etme nolursun! Bak şu körpe Mustafa ya. Yavrucağız sefalet içinde. Ne olur bizi bu karda kışta zora koyma! Adam: Yetti be sizden çektiğim! (Kapıyı şiddetlice çarpar) Varın defolun gidin! Allah’ın belaları! Evin Hanımı:(Ağlayarak) Ne ederim nereye giderim ben iki çocukla. Nolur beni bu durumda koyma. Adam:(Kadına sert sert bakarak) Defol git! (Kadın iki yaşındaki Mehmet’i ve daha beş aylık olan Mustafa’yı alarak yola çıkar) 2. SAHNE (“A..” köyünde şafak...
İlaç kokularıyla ruha bir ölüm soğukluğu veren koridorlardan geçerek odaya girdim. Hasta perdesini titreye titreye kaldırdım. Bütün ziyaretim müddetince tahammülsüz dertler, her gün başka bir ölüm titremesi dalgalanan hasta havalar içinde yaşamış sevgilimi hayattan nasibini almış ve varlığından şüphe edilir bir halde pek zayıf bulmuştum. İki aylık ayrılığın ardından birikmiş bütün samimiyetlerle kucaklaştık. Onu kollarım arasına düşmüş bir yığın kemik zannettim. Ebediyete bakar gibi üzüntüyle uzun uzun bana baktı. Henüz yirmi yaşında gençliğinin ateşini dizginleyememekten dolayı kalbiyle mücadele halindeydi. Birbirimizin ellerini sıkarken sarı, ölü ellerinin içine terk edilmiş bu sıcak ellerimden bir tesellinin hoş sesini duyuyor gibiydi. Sonra bir kalp ferahlığı bularak elimi salıvermişti. - ‘’Seni’’ Dedim. ‘’Bu kadar iyi bulacağımı hiç düşünmezdim.’’ Kuru, acı bir tebessümle cevap verdi: -‘’Öyle zannederdim’’ dedi ve güldü. Bakışlarında, hareketlerinde, ölümünün yaklaşt...
Merhaba ben hikayeden rivayet Olaylar derin ders çıkarmak da sana kısmet Kitap seksenden okuyanlar iyi mi? İşimiz edebiyat ve laklak, kafamız duman iyi mi? Benim yazılar diğerlerinin aksine Mavi ve pembe gibi bunun rengi ne? Bu kitap çıktığında on beş bin baskı tek satmış Yeni çıkan kitaplar hep tepetaklakmış Lakin dün bir tanesi, ucu hafif yırtıkmış Matbaacı agop eski hattatlardan, sallamamış dünü Eyüpteki eski matbaahanenin şen bülbülü Kitap için o matbaa da çok sabahladık ta ki Münekkidin teki kitaba kur yapıp Kaleminin hokkasına bir mürekkep akıtıp bir de ya Kebikeç! Varsa şimdi öylesi Beyazıt’ta hazine Depoya çekmiş eserleri, eser dediysem define Biraz toz var, yirmi kilo da kurt hepsi takoz Teslimat saat beşte, kurye eski cadaloz Eserin sahibi milattan feylosof Vural Sahidir lakin cincindir, tamamen fal a fal Dipnot sağda harfler hafifledi bizde çözüldük Derinliği de yok hani, sabah yayınevine döküldük Koşarak vardık, teslimat duvar...
Çokk şey anlatıyordu...
YanıtlaSilyalnızlık ve delirme arasında ince çizgi...
Sil